Permakültür… …. … İlk kez duyan herkeste derin bir sessizlik oluyor… Perma…???… Kültür…. ???… İtiraf ediyorum ben ilk kez duyduğumda kadınların saçlarına yaptırdıkları “perma”ile ilgili birşey mi acaba, diye düşünmüştüm…

 

ariflickrvangral.widec  perma kültür nedir  

 

Permakültür ile Türkiye’de uğraşanların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor.

Onlar bir yandan permakültürü öğrenmeye çalışıyor, bir yandan da Türkiye’de yaygınlaşması için uğraşıyorlar. 1970’lerde ortaya çıkan bu kavram son yıllarda tüm dünyada çığ gibi büyüyor.

Henüz Türkçe bir karşılığı yok. İngilizce “permanent” (kalıcı) ve “agriculture” (tarım) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor.

Türkiye’de permakültürün yaygınlaşması için çalışanlardan biri olan Filiz Telek şunları söylüyor:”Tabi kulağa yabancı bir kavram gibi gelse de aslında permakültür felsefesi ve pratikleri kırsal insanının, köylünün, çiftçinin yabancı olmadığı şeyler. Özünde permakültür dediğimiz şey doğanın dilinden anlamak, doğayı dinlemek, doğanın işaretlerini okuyabilmekle ilgili. Anadolu’da mevcut, mevcut olmasına bu bilgelikler ama dünyanın her yerinde olduğu gibi hızla tükeniyor, tüketiliyor; değişen yaşam koşullarıyla birlikte yeni nesillere aktarılamadan kaybolup gidiyorlar. Permakültürün kattığı değer de tam burada: Yaşama dair bu bilgeliklerin tekrar kullanılarak popüler kültüre alternatif bir yaşam tarzı sunuyor bizlere…”

Filiz ile konuştukça kafamda biraz daha şekilleniyor Permakültür… Ama resim hala net değil…

  Permakültür
kelebekpolen.vsmall perma kültür nedir
Permakültür nedir?
19070′lerde başlayan bu akım günümüzde çığ gibi büyüyor. Permakültür’ü kim geliştirdi? Nasıl hayata geçirdi?

Sorular ard arda geliyor Permakültür’ün felsefesi nedir? Senin hayatında permakültür ne değiştirdi? İşte Filiz Telek’in cevapları: “Benim için permakültür sağduyulu ile yaşamak. Hayatta attığınız her adımın, yaptığınız her şeyin yeryüzüne hem ekolojik boyutta hem de sosyal boyutta ne etki yarattığının farkında olmak. Yani insan yerleşimlerinin hem fiziksel boyutta hem de sosyal boyutta tasarlanması. Permakültür sadece tarım ya da bahçeyle ilgili değil. Yaşamın tümünü kapsayan bir yaşam felsefesi. Kendi içinde bir döngüsü olan, kendi kendine yeten, atık üretmeyen kendi kendilerini döndüren sistemler yaratmak. Bu sistem bir ev olabilir, bir bahçe olabilir, bir mahalle olabilir. Şu anda biz insanların yarattığı sistemlere baktığımızda doğayla uyumlu olmadığı, doğadan feyz alınmadığı ortada. Doğada yaşayan herşeyde denge var, doğada atık yok. Biz bu tip çıktılara bakarak insanlar olarak yaşamlarımızı nasıl düzenleyebileceğimizi planlamaya çalışıyoruz. Ben permakültür ile 2005 yılında Kanada’da kalmıştım. O zaman karşıma çıkmıştı. Permakültür dünyada büyüyen bir hareket. Kanada’da kaldığım çiftlikte küçük bir permakültür bahçesi yaratmak istemiştik. Toprak sert bir topraktı, biz bu yüzden organik katmanlar yaratmıştık. O katmanların içine tohumlarımızı atıp yetiştirmek istemiştik. Ben bu bahçeye bakıp “burdan da bahçe çıkarsa ben permakültürü hayatımda uygulayacağım” demişti. Çünkü benim gördüğüm bir çöp yığınının içinde tohumlar atmıştık. Hakkikaten de orada çok lezzetli ürünler elde etmiştik.”

Ayzen Atalay Durmuşoğlu